Hava Bedava, Bulut Bedava mı?

Pınar Ergenekon
3 dakika
-+=

Bir süredir sürdürülebilirlik tanımını, bu tanımın kültürümüzde ne kadar benimsenip davranışlara dönüşebileceğini düşündüğümden çevremdeki insan-doğa ilişkisi ile ilgili hikâyelere ayrı bir kulak kabartır oldum. 

Bir arkadaşın annesi fındık bahçesinden topladığı fındıkları satılacakların yanında eşe dosta dağıtmak için taksim ederken, fındık bahçesini sulamadıkları halde yağan yağmurla büyüdüğü için bir de fakir fukara hakkı diye bir pay ayırırmış: “Bunların hakkını da vermek lazım, en önemlisi o.  Allah’ın yağmuruyla elde ettiğimiz ürünlerden, o yağmurun hakkı olarak bir kısım fındığı fakirlere dağıtmamız lazım” dermiş.  O zaman daha küçük olan arkadaşım da pek anlayamazmış; herhalde eskiden bu cümleleri duysam ben de yadırgardım. Allah’ın yağmuru, zaten her yere yağacak, onun bedeli mi olur, kim böyle düşünür? İşte bu topraklardaki her şeyin paylaşılmasının gerektiğini bilen insanlar düşünüyor.  Orhan Veli’nin ünlü şiirinde havanın bulutun acı suyun bedavalığından dem vurulur, bir anlamda haklıdır şair. Ama gerçek sürdürülebilir bir bakış aslında hiçbir şeyin bedava olmadığının idrakinde gizli belki de. Hem bu bedava olduğunu sanış, daha fazla, daha sorumsuzca tüketmeyi de beraberinde getiriyor ve sürdürülebilirliğin eşitsizliklerin azaltılması, açlık ve yoksulluğa son verme gibi temel hedeflerini gerçekleştirmeyi daha da zorlaştırarak. 

Fındık bahçesine yağan yağmurun hakkı için yoksulun payını ayırmak ne yüce ne sorumlu bir davranış. Eminim bundaki incelik hepimizin kalbine dokunuyor. Ama sanki böyle ince düşüncelerin iklimini kaybetmişiz gibi. Bu bakış büyüklerimizin hem zihnine hem davranışına yerleşmiş ama biz bundan bihaber yaşar olmuşuz.  Bizden önce, çevrenin ancak sürdürülebilir kalkınmayla ayakta kalabileceğini deneyimlemiş sanayi toplumlarının mevcut dünya görüşlerinin altında ortaya koydukları bir çevre/yaşam koruma anlayışına uyma telaşındayız. 

Sürdürülebilirlik kavramına baktığımızda, ilk kez 1980’lerde gündeme geldiğini görüyoruz. “Bugünün gereksinimlerini, gelecek kuşakların da kendi gereksinimlerini karşılayabilme olanağından ödün vermeksizin karşılayan kalkınma” olarak tanımlanıyor. Tanım sonrasında gittikçe genişliyor, çevresel boyutların yanında ekonomik ve sosyal boyutlar da işin içine giriyor. İklim değişimi ile mücadele ve uyum, yoksulluğun sona erdirilmesi ve refahın adil paylaşımı konularını da merkeze alan bir kalkınma hedefleniyor.  Hem yoksulluğun sona erdirilmesi hem refahın adil paylaşımı olarak düşünüldüğünde bir bedel ödenmeden kullanılan yağmur suyunun hakkını vermek tam da bu hedeflere ulaşmada bir yol olabilir mi?   

Yağmur hakkı diye bir şeyden bahsedince, bedavadan kullandığımız hava aklıma düştü. Yıllardır derste hava/yakıt oranını anlatıyorum; yakma işleminde yakıtın yaklaşık 14 katı kadar hiçbir şey ödemeden kullandığımız hava var.  Yaktığımız her 1 kg yakıt için atmosfere bıraktığımız yaklaşık 14 kg kirli hava.  Havayı kullanıp enerji elde ediyoruz, hemen her türlü yaşam faaliyetimiz için; en başta ısınma, pişirme, ulaşım için. Peki nasıl ödeyebiliriz faydalandığımız bu bedava sanılan havanın hakkını? Bedava yağmurun fındık üzerinden bedelinin ödenmesinden ilhamla, belki biz de arabamızla daha çok insanı taşımayı ya da başkalarının ulaşım masraflarına karşılamayı; ısıttığımız evimizde daha çok insana sıcak yuva olabilmeyi veya başka evleri ısıtmayı;  pişirdiğimiz yemeği daha çok kişiyle birlikte yemeyi veya başkalarının sofralarına sıcak yemek koymayı düşünmeliyiz.   Kendi kültürümüzden devşirdiğimiz bu anlayışla sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmayı kolaylaştırabiliriz gibi.  

Hem kültürümüzde, doğayla nasıl bir ilişki kurulup yaşandığını öğrenmek, hem de doğayı gelecek kuşaklara muhafaza ederek aktarmak yolunda dinlemek, gözlemlemek, anlamak, şaşırmak ve kıymet bilmek üzere…

1 Yorum

Hümanur Bağlı 7 Haziran 2023 - 14:18

Hemen sürdürülebilirlikle ilgilenen birisine aktardım, sanırım sürekli referans göstereceğim, sürdürülebilir bir sürdürülebilirlik yaklaşımı :)

Cevapla

Yorum Yaz

Hizmetimizi geliştirmek için çerezleri kullanıyoruz. Ayrıntılı bilgi Tamam