Doğu ve Batı Kavuşması

Fikret Cömert
2 dakika

Ülkemizin önemli eğitim kurumlarından birinde işletme eğitimi aldıktan sonra iş hayatına büyük bir şirketler topluluğunda başladım. İşletme okulunda zaten gazı almışız. Yaşımız genç. Önümüzde koca bir hayat var. Başarılar bekliyor. Hayatta öğrenecek, keşfedecek çok şey, gidilecek, görülecek çok yer, tadılacak çok duygu var. Şanslı olduğumu düşünürüm. İşlerin nasıl yürüdüğünü kuş bakışı görme imkânı bulacağım bir yerden başladım. Yıllar içinde pek çok yönetici tanıdım. Birçok işin başarı ve başarısızlık hikayelerine tanık oldum. Dönüşümünü takip ettim. Geriye dönüp baktığımda yıllara yayılan başarılı bir kariyer diye özetleyebileceğim bir iş hayatım oldu. Ülkenin büyük şirketlerinde yöneticilik yaptım, başarıyı tattım. Alışma dönemi diyebileceğim erken yıllardan sonra dünyayı gezip tanıma imkanımın da olduğu bir düzen yakaladım. Hepsi tamamdı da insanın başı göğe ermiyordu, bunu fark ettim. Yaşam bundan ibaret olmamalıydı. Bu şekilde kendimi tanıma yolculuğum başladı. 

Bu yolda hayatımdaki ana karakter Endülüs’lü meşhur tasavvuf üstadı Muhiddin Ibn Arabi oldu. Araştırmalarım genellikle onun etrafında şekillendi ve bir yolculuk başlamış oldu. Zamanla farklı renkler, farklı tatlar ile kendimi geliştirme, daha çok tanıma fırsatım oldu. Bu konuda da iş hayatında olduğu gibi fazla sayıda konuşmalar, konferanslar, seyahatler yaptım. 

Sonradan baktım ki iki ayrı hayatım olmuş. Dr Jeckyl & Mr Hide. Gündüz Behçet gece Hırt. Benim için iş hayatı çıkıp sahne aldığım bir platform, kendimi bulma yolculuğum ise kiminin bilip, kiminin hiç haberi olmadığı bambaşka bir kulvar olarak devam etti. Sanki bu ikisi hiçbir araya gelemezmiş gibi. Elbette bir tarafta edindiğin gelişim diğer tarafta da farklı bir bakış açısı yaratıyor ve etkileşim kaçınılmaz ve zaten öyle olması gerekiyor. Ancak yine de bunlar hayatımın iki ayrı yönü gibi, aslında şimdi dönüp baktığımda pek çok insanın da maruz kaldığı bölünmüş bir durum yaratıyordu. Doğu ve Batı. Asla bir araya gelmez, gelmemeli. Ama güneşin doğudan batıp batıdan doğduğu günler de gelmeyecek miydi? Neticede bu da oldu. Ve doğu ve batı sentezine koyuldum. 

İş hayatı, özel hayat, manevi hayat demeden anda olmak ve mutlu bir hayatı böylece yakalamak. Mümkün müydü? Başka türlü olamazdı ki zaten. Dünyayı fetheden meşhur Yeniçeri ordusu tamamen Bektaşiydi. Hiçbir şeye o ayrı bu ayrı diye bakmazlardı. Bütün başarıları manevi yolculuklarıyla bütün halinde edinir, neticede tek bir hayat yaşarlardı. Doğuyu ve Batıyı birleştirir, “ne yöne dönerlerse dönsünler Allah’ın yüzünü görürlerdi” (Bakara Suresi, 115. Ayet)

Diğer Yazılar

Hizmetimizi geliştirmek için çerezler kullanıyoruz. Daha fazla bilgi edinin. Tamam