Kim Bu Leylâ?

Eda Berkin
3 dakika
-+=

Kendini anlatabilmek için önce kendini tanı diyorlar ya işte şu an tam da o yola doğru adımımı atmış bulunuyorum. Bundan aylar önce Zeynep, çıkartmak niyetinde olduğu dergisinde yazmak isteyip istemeyeceğimi sordu. Tabii ki ilk reaksiyonum donup kalmak, arkasından özgüven dalgalanmaları, yerli yersiz korkularla dolu bir sürü senaryo düşünmek oldu. Yetersizlik duygusu insanı ne kadar çabuk ele geçiriyor bir kere daha burnumun dibinde görüverdim.

Oysa yapmamı istediği şey, daha öncesinde ara ara kendimle kalıp, bazen içimde tutamayıp kaleme döktüğüm az sayıda da olsa yazdıklarıma hayat vermemdi. Sanırım işin bir adım daha ötesine baktığımda bu kendimi sorgulama kısmı, çocukluğumdan beri meslek hayatımın bana nakşettiği mükemmeliyetçilik duygusuydu. İşte göz göze gelmem gereken nokta tam da burasıydı. Özellikle son birkaç senedir, sohbet masalarında fikir alışverişi yaptığım, çoğu yerde benimle aynı kaygıları yaşayan meslek arkadaşlarımla konuşup paylaştığım bu duygu durumum, ben fark etmeden hayatımı fazlasıyla kontrol altına almıştı. 

Bu teklif geldiğinden beri gerek ikili diyaloglarda gerek iş ortamında, kısaca farkındalığımın benimle kaldığı her noktada kendimi gözlemleme fırsatım oldu. İnsanın, adı üstünde, alışmış olduklarını, alışkanlıklarını bir çırpıda törpülemesi elbette kolay olmuyor. Fakat o gözlem sırasında daha önce verdiğim reaksiyonların şiddetini hafifletmeye çalışmak, beni içsel olarak epey rahatlatmaya başladı. Hiç kimse mükemmel değil elbette, başımıza gelen hiçbir durum sebepsiz de değil. Kâinatın sisteminin kusursuz işleyişinin büyüsünü görebildiğim ufacık bir an bile bakış açımı milim milim açtı. Meselâ kendimde yıllar geçtikçe keşfetmiş olduğum, yeteneklerimin görünür hale gelmeye başladığı her durumda burun buruna geldiğim, o işin mükemmel olması gerektiği sanrısı bir yerde kendime karşı nasıl büyük bir direnç gösterdiğimin de açık bir beyanıydı. Ama insan bunu bazen ilk seferde bazen de son seferde fark ediyor ya da edemiyor. Aslında kendine doğru yaptığın o her sefer bir zafer ya, işte o keyfi nasıl daimî tutabilirim şu an bununla ilgileniyorum. Hani derler ya asıl mevzu hikâye değil, hikâyeyi yazabilendir diye…

İşte bugün kendime daha da derine inebilecek cesareti gösterebilir misin diye sordum. Ben önceden derinlerin hep zifiri karanlık, hiçbir çıkışın olmadığı, soluğunun kesilip nefessiz kalacağın bir yer olduğunu düşünürdüm. İlk meditasyon deneyimimde de bu illüzyonunu yaşadım. İnsan bilmediğinden korkarmış ya, daha önce deneyimlemediğim bir durumun zihnimde nasıl büyük senaryolar döndürdüğünü Stephen King duysa ayakta alkışlayabilirdi. Bakış açım değiştikçe kalıplara sıkıştırdığım, ezbere konuştuğum her cümlenin aslında benim kısıtlı görüşüm olduğunu görmek elbette biraz hayal kırıklığı yarattı. Onca birikim, bildiğini sandığın şeylerin aslında hiç de bilmediğin şeyler olduğunu görme anı hoş olmuyor. Ama bu da karanlığın bir derecesi değil mi, içinde göz kamaştıracak bir aydınlığın var olduğu… 

Düşündüm. Ne ki bu aydınlık? İçimden gelerek söylediğim belki de kiminin kulağını tırmalayan bir şarkı, kalıplara sıkışmadan doğaçlama çaldığım her nota, tuvale o an hissettiğim duygunun yansıması olan bir fırça darbesi, yazım hatalarıma rağmen kendimi ifade edebildiğimi düşündüğüm tüm cümleler, kısaca zihnimdeki karanlığı kucaklayıp aydınlığa kavuşturduğum o sonsuz özgürlük duygusu…

Bunu kim dinler, kim beğenir, kim satın alır kaygısı duymadan yaptığım her iş beni o mükemmel olma arzusundan adım adım sıyırıyor ya, işte bu içimde çiçekler açtırıyor. Çok tanıdık ama büyüdükçe aramızdaki mesafenin açıldığı bir duygu… Çocukluğuma ait, silindiğini düşündüğüm ama aslında hep orada duran asla da kaybolmayacak olan… Gayretle kendime yaptığım her yatırımın bazen siyah bazen beyaz geçişleri olsa da grilerin öğretmenliğine duyduğum saygı şimdi daha da anlamlı… Biliyorum arada yine bulanacak, kendimi sıkıştırdığım, omuzlarımı yukarı kaldırıp şimdi ne yapmalıyım dediğim konular olacak ama bir elimde gayretim bir elimde cesaretim olduğunu hatırlamak sanırım yolu biraz daha görünür kılacak.

Diğer Yazılar

Hizmetimizi geliştirmek için çerezler kullanıyoruz. Daha fazla bilgi edinin. Tamam