Bu Dünyadan Ol(a)mayan Bir Bilge: “Dersu Uzala”

Murat Can Reis
3 dakika
-+=

Tabiat, her yaprağında en derin yazılar olan biricik kitaptır. 

Goethe

Kâinat var olduğu günden beri okunmayı bekleyen bir kitap gibi durmaktadır. Bugüne dek yazılan ve söylenen ne varsa kâinattan devşirilen manalardır. İnsanlık tarih boyunca başta kendini sonra etrafını anlamaya çalışmış, akabinde ise kendinden taşan manayla etrafını anlamlandırarak ona form vermeye başlamıştır. Zaman zamanı kovalayıp çağlar değişince insanın tabiattan kopuşu hızlanmış, modern insan her şeyden evvel kendine yabancılaşarak bir uçurumun kenarında kalmakla yüzleşmiştir.

Dersu Uzala “modern insanın” makinalaştığı ve yapaylaştığı çağda insan kalabilmeyi, insanca yaşamayı, içinde taşıdığı sevgiyi yitirmeksizin korumanın kıymetini bize gösteren bir karakterdir. Film boyunca insanın özüne ve hakikatine ışık tutan bir biçimde hareket eder. Bunu didaktik, rahatsız edici bir tavır yerine doğal bir akışla gözler önüne serer. Öyle ki ahengin devrine kendini kaptırıp tüm çıkarlardan, küçük hesaplardan uzak kalır. Bir defasında parasını emanet ettiği askerin kaçmasına anlam veremez, o asker için endişelenir, askerin kaçtığını aklına dahi getirmez. Ormanda yaşamanın tüm zorluklarını bilerek, orman adamı olmayı başarmıştır o. Hayatta kalmanın zorluğunu tecrübe etmiş biri olarak ormandan ayrılacağı zaman, kulübede kibrit, pirinç ve tuz bırakılmasını ister. Bir başkasının yolu buraya uğrarsa diye düşünerek. Kurt saldırısı olacağı sırada kurdun karşısına silahla değil sevgisiyle çıkar, saldırısı gerçekleşmez. Sevgiyle, masumiyetle kurduğu hayatı, suyun satıldığı, ağaçların kesildiği şehre geldiğindeyse büyük darbe alır.

Dersu Uzala modern çağın bilgesidir, evi ormandır. Ormanda çıkar, yalan, hile, riya yoktur. Her şey apaçık ortada ve gerçektir. O, olması gerekenin ancak sevgiyle olması gerektiği gibi olabileceğini gösterendir. Her bir yaprakta, ağaçta, böcekte, kuşta, kurtta, canlı cansız tüm varlık aleminde bir mananın gizli olduğunu, bu mana anlaşılmadıkça insanın yapay gerçeklere sıkışıp yalnız ve mutsuz olacağını gösterendir. 

Dersu Uzala; her anında, her sahnesinde bilgelik ve derin manalar taşıyan bir film. Orada telaş yok, her şey olabildiğince doğal akışında. Yormadan ve incitmeden, düşünmeye sevk ederek ilerliyor. Taşan mana ise insanın özünden başka şey değil. İnsanı, insan olmayı düşündürüyor. İnsanca kalabildiğimiz, katışıksız saf sevgiyle yaşayacağımız günleri görmek ümidiyle.

   Dersu ile Kapitan gün batımınız izlerken “Kapitan, güneş en önemli adam. Bu adam ölmek, her şey ölmek.”    

Meraklısına notlar:

  1. Akira Kurosawa filmi intihar teşebbüsünde bulunduğu hem kişisel hem de sinematografik olarak kötü bir dönemin sonunda ortaya koymuş ve kendisi için yeni bir yükseliş başlamıştır.
  2. Film, usta yönetmenin 70mm olarak çektiği Japonca olmayan yegane yapımdır.

Akira Kurosawa(1910-1998) kimdir; yönetmen, yapımcı, senarist. İmparator lakaplı Kurosawa, sinema dünyasında birçok tekniği ilk kez kullanarak öncü olmuş, filmlerinde birden fazla kamera kullanmış, batı dünyasını kıskandıran başyapıtlara imza atmış ve düşük bütçeli filmlerde dahi dehasını ortaya koymuştur. 

Seven Samurai, Ran, Dreams, Rashomon, Yojimbo, ve Dersu Uzala; gelmiş geçmiş en büyük yönetmenlerden biri olarak görülen rejisörün önemli filmleri arasında yer alır.

Diğer Yazılar

Hizmetimizi geliştirmek için çerezler kullanıyoruz. Daha fazla bilgi edinin. Tamam