Eylül

Burak Malçok
< 1 dakika

Eylül ayı için yüzyıllar boyu neler yazıldı neler hissedildi kim bilir… Herkesin kalbinde ayrıdır Eylül. Genel tabiri ile hüzün ayı denilse de bilinir ki hüznün içinde huzur da vardır.

Benim için Eylül net yalnızlık, safiyetle yalnızlık; her anlamda yalnız kaldığını hissettiğin aydır… Gölgesiz, çınarsız kaldığım, en sevdiğimi de uğurladığım ay olmasının da etkisi olabilir ancak başta da dedik: Yalnızlık hüzünlü, bir o kadar da huzurludur. Yaratımların doğmasının kaynağıdır belki de… Müzik ile ilgileniyor iseniz beslendiğiniz melankolinin kaynağıdır… 

Terimler, tabirler, isimler, kalıplar çok bunaltsa da işin özü aslında Eylül ayı ne yazacağını bilememektir. Yazsan da kelimenin yetmediğini hissettiğindir. Sözler gelir geçer ama Eylül her geldiğinde eskiyi bugünle hissettirir. Her Eylül aynı duyguyu farklı hissettirir… Zaman ileri doğru akarken, hissettiğin, duyduğun her şey değişirken Eylül’ün özü aynı kalsa da hissettirdiği değişir.

İmam Gazali’nin “Olandan daha güzeli olmamıştır” sözünü derinlemesine hissettiğin ancak konuşamadığın bir aydır… Eylül için yazı yazmak da günün sonunda ne kadar anlamlıdır bilinmez ancak belki sesler ile anlatılmak istenilse, bu ayda yaşadıklarıma ithafen kalbimizden çıkan “Rebirth” adlı parçayı dinleyince biraz ucundan, -aynı duyguları hissetmesek de- köşesinden kesişebiliriz.

2022 Eylül’üne sevgilerimle…

Diğer Yazılar

Hizmetimizi geliştirmek için çerezler kullanıyoruz. Daha fazla bilgi edinin. Tamam